Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, no array or string given in /home3/linda/public_html/sahipsizkopeklerkampanyasi.nl/wp-includes/class-wp-hook.php on line 298
Banka no: 4011891, Actiezwerfhonden, Zonnemaire IBAN NL62INGB0004011891 BIC / SWIFT-Code: INGBNL2A ING Bank-Amsterdam
PayPal üzerinden bagis yapabilirsiniz.

Kurucudan Mektup

106

Türkiye’ye ilk gelişim 1980 yılındaydı. Sokaklarda dolaşan ürkek bakışlı köpekleri ve yol kenarlarında yatan ölü köpekleri görmek beni hep sarsmıştır. Ama sokak köpekleri ile aktif olarak ilgilenmeye başlamam 1996 yılında, şirketim Futura Tekstil’in Beylikdüzü’ndeki yeni yerine taşınması ile başladı.


Yeni fabrika sahasının içinde ve çevresinde bir sürü sokak köpeği yaşıyordu. Her sorumlu işyeri sahibi gibi ben de tabii ki bu köpekleri veterinere götürüyor; aşılarını yaptırıyor, tedavi ettirip kısırlaştırıyordum ve fabrika çalışanlarınabu köpekleri beslemeleri için talimat vermiştim.


Ne yazık ki köpeklerimizden biri olan Sunny’nin hamileliği ilerlemişti ve kısa bir zaman sonra 4 yavrusu oldu. (Sunny ve yaşayan 2 yavrusu halen Sapanca’daki evimde kalıyorlar. Diğer iki yavru ve yavruların babalarından biri, Korsan, geçenlerde öldü. Korsan öldüğünde 13 yaşındaydı ki, bir Rottweiler için bu çok ileri bir yaş)


O zaman düşünmeye başladım ki eğer her işyeri sahibi, her site bekçisi, her site yöneticisi benim gibi yapar da kendi bölgesinin sahipsiz köpeklerini kısırlaştırırsa, İstanbul’da kısa sürede sokak köpeği sorunu kalmayacaktı. Bu düşünce beni 8 sene önce SHKD’yi kurmaya teşvik etti.


Bu yüzden SHKD’nin amacı, İstanbul ve civar bölgelerdeki sahipsiz köpek sorununu çözmek için, “Kısırlaştır ve Ait Oldugu Yere Bırak” olarak belirlendi. Önceleri diğer hayvansever grupları maddi olarak destekliyordum, fakat bir süre sonra bu grupların izlediği ortak bir strateji olmadığını gördüm.
İlk yaptığım, uluslararası hayvansever kuruluşların ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) köpek sorunuyla nasıl başa çıktığını incelemek oldu. Beni asıl şaşırtan, ne bir Türk siyasetçisinin ne de bir Türk yetkilinin bu tarihe kadar hiçbir araştırma yapmamış olduğunu öğrenmek oldu. Yaptıysa da halen bu konu ile ilgili ortada hiçbir çalışma yoktu.


Osmanlı’dan beri İstanbul yetkilileri, zehirleyerek, Hayırsızada’ya sürüp açlığa terk ederek, vurup öldürerek ve daha birçok korktucu ve vahşi yöntemlerle şehri başıboş köpeklerden temizlemeye çalışıp duruyorlardı…

Durup yeniden bir düşünmenin vakti gelmemiş miydi?
“Kısırlaştır ve Ait Olduğu Yere Bırak” o kadar mantıklı ve sağduyulu geliyordu ki bana, safca sandım ki eğer SHKD ögretirse, Göktürk’teki barınağımızın etrafında başlatacağımız yöntemi, İstanbul belediyeleri de hemen devam ettirecekler. Ama kısa zaman sonra yetkililerin ve politikacıların arada bir düşünmeden öldürmeye devam etmekten başka bir şey yapmayacak kadar konuya ilgisiz ve köpeklere karşı önyargılı olduklarını gördük.

8 yıl sonra, İstanbul’da 20.000’in üzerinde köpeği kısırlaştırıp aşılamamıza, sayısız defa yaptığımız vali ve politikacı ziyaretlerimize, Ankara’da yılmadan kulis yapan Fethiye FHKD’den Perihan Agnelli’nin kahramanca çabalarına ve hatta İstanbul Büyükşehir Belediyesi veteriner başhekiminin bize verdiği söe rağmen halen hükümetten çıkacak kararı beklemekteyiz. 

 

SHKD’nın Göktürk’te gösterdiği çalışmalardan ortaya çıktğı gibi Kısırlaştırma projelerine askeri bir disiplinle ele almak gerekmektedir. Ayrıca tüm hayvanseverler eğitilip hem sokakta yaşayan hem de sahip oldukları hayvanlar için kısırlaştırmanın en doğru çözüm olduğunu eğitmemiz gerekmekte. Şu an sıkca görülen belediyelerin hayvanları toplayıp boş alanlara kaderlerine terk edilmesinin de önüne geçilmeli. Bireysel belediyeler bu sorunu tek başlarına çözemezler, bunun için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nın koordinasyon altında hayvanları yakalaması, kısırlaştırması, aşılaması ve serbest bırakması gerekmektedir. Bu nedenden dolayı bizim amacımız;

Kısırlaştır – Aşılat – Yaşat

Robert Smith

10 Mart 2006