Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, no array or string given in /home3/linda/public_html/sahipsizkopeklerkampanyasi.nl/wp-includes/class-wp-hook.php on line 298
Banka no: 4011891, Actiezwerfhonden, Zonnemaire IBAN NL62INGB0004011891 BIC / SWIFT-Code: INGBNL2A ING Bank-Amsterdam
PayPal üzerinden bagis yapabilirsiniz.

Sütçüler 2009, 2010

Foto Albümü

Aralık 2009

Aleyda ve Ayhan 16 Aralık tarihinde kısırlaştırılmış olan köpeklerin belediye tarafından öldürüldüğü veya götürüldüğüne dair duydukları haberlerin doğru olup olmadığını görmek için yine Sütçüler’e gittiler. Muhtar ile görüştüler ve o da köpeklerin götürülmediğini ve öldürülmediğini söyledi. Muhtar haklıydı; aynı günün sonuna doğru Aleyda ve Ayhan köpekleri gördüler; sağlıklı ve tok duruyorlardı. Mama verme projemiz işe yarıyor!

 

Burası yemek verilen alanlardan biri. Orda aramıza yeni katılan bir köpek görüyorsunuz. Çevreye rahatsızlık vermeyelim diye, bu alanlar yoldan uzakta bir yere yerleştirildiler.

 

Nisan ayında kısırlaştırma projesine daha geniş bir şekilde devam edilmeye karar verdik; köpekler köyden köye gittiklerinden, çevre köylerdeki köpekleri de ameliyat etmemiz gerekecek. Sütçüler’in muhtarına diğer belde ve köylerin muhtarıyla konuşmasını ve onların da bize ameliyatları ve tedavileri yapabileceğimiz bir bölge tahsis etmelerini rica ettik. Birkaç yeni köpek Sütçüler’de yeni bir yuva kurmuşlar.

 

30 Kasım 2009

İnsanı pes ettirmek için herşeyi yapıyorlar, ama biz aynı yolda devam etmeye kararlıyız!

Sütçüler belediyesi, ben kısırlaştırma projesiyle bölgeye geleceğimi iletmeden önce, ellerinden geldiğince köpekleri öldürmeye çalışmış, bizler gittikten sonra da bu çabalarına 2. kez devam ettiklerinini haberini aldık. Tahminimce geçen sefer ki gibi köpeklerin çoğu bir yerlere kaçıp, hayatlarını kurtarmışlardır. Ama bu tür haberlerden insan kesinlikle umutsuzlaşıyor.

Bir yavru köpek ailesi bir camiinin avlusuna öylesine bırakılmış.

Aralık ayının ikinci haftası gönüllülerimizden biri Sütçüler’e bizzat gidip, neler olup bittiğini araştıracak.

 

21 Kasım 2009

Sevgili Linda,

Dün Sütçüler’deki köpekleri ziyaret ettik. Hepsinin durumu iyi. Mama kaplarının hepsini doldurduk ve köyün etrafında dolandık. Gördüklerime inanamadım. Etrafta sahipsiz köpekler dolaşıyordu, köyde önceden gördüğüm ve yemek verdiğim köpekler. Ayhan’a hemem şunu sordum:”bu köpekler neden kısırlaştırılmak için yakalanmadılar?” Eşimin bana verdiği yanıta göre Zeki bu köpeklerin sahipleri olduğunu söylemiş. Bunu nasıl bildiğini sorduğumda, bana yanıt olarak ‘biliyor çünkü köpeklerin durumu çok iyi, bakımlı gözüküyorlar’ oldu. Özür diliyorum, ama bu yanıt karşısında gülmeden edemedim. Yanıtım ‘bana getirdiğiniz o Alman kurt köpeği bu köpeklerden 10 kat daha iyi görünüyordu; bir de o hep ısıran dişi köpek çok şişmandı’ oldu. Orada bence sahipsiz olan 7 kadar köpek dolaşıyordu. ‘Neyse ki kısırlaştırma çalışmalarına devam edeceğiz’ dedim. Bunun üstüne eşim ‘evet, ancak o köpeklerin cidden sahipleri olmadığını nereden biliyorsun?’ diye sordu. Yanıtım ‘hiç sorun değil, çözümü anında uygularım’ dedim. Muhtar’in ofisine girdik ve birşey dememize fırsat vermeden, muhtar köy halkı için yaptıklarımız için bize minnettar olduklarını söyledi. Bu görüşme sırasında Muhtar’ı ActieZwerfhonden derneğinin amacı ve çalışma yöntemi hakkında bilgilendirdim. Muhtar bu çalışmaların ve amacın önemi nitekim anlamış gibi görünüyordu, ama şunu da unutmamak lazım; köyde yaşayanların çoğu Türkiye’nin doğusundan, Erzurum bölgesinden gelme insanlardan oluşuyor. Erzurum’da sokak hayvanlarına fazla değer verilmiyor, bu nedenden dolayı en acı, vahşi ve şiddetdolu hayvan hikayeleri de ordan geliyor. Bir sonraki kısırlaştırma projesi için ne zaman köye geri döneceğimiz konusunda konuştuk. Geri döndüğümüzde sahipleri tarafından kısırlaştırılmak istenmeyen köpekleri de, sahiplerinin fikirlerini değiştirip ameliyata almalarını ve onlara yardımcı olmamıza izin vermelerini umduğumuzu ilettik. Nisan ayı bize en uygun ay olarak gözüküyor; o dönemde şu an yavru olan köpekler, eğer halen hayatta kalırlarsa, ameliyat olmak için yeterince büyümüş olurlar. Onun dışında Muhtar bizim gelişimizden bir ay öncesinden yapacağımız çalışmalar konusunda halkı bilgilendirecek ve kısırlaştırma kampanyamızı herkese iletecek vakti olur. Ayhan muhtarı bu konuda email ve telefon üzerinden desteklemeye çalışacak. Ayrıca sokakta gördügümüz tüm köpekleri kısırlaştıracağımızı herkese söylemesini istedim. Sahibi olan köpeklerin o dönem sokağa salıverilmemesi gerektiğini, çünkü gördüğümüz tüm köpeklerin o dönem bize ait olduğunu üstünü çizdim. İmam da bizim bu fikrimize katıldı, Muhtar da köy sakinlerine verilecek çok net bir mesaj olduğunu konusunda hem fikirdi. Eğer köpeğini koyacak biryeri olmayan ama aynı zamanda hayvanın kısırlaştırılmasını istemeyenler olursa, bunu muhtara bildirmelerini ve yakalama zamanı geldiğinde bu kişilerin bize katılmaları gerektiğini halka ileteceğine karar verdik. Eğitim konusunda da konuştuk, köy sakinlerine bu eğitimi verip, mahallelerindeki köpeklere yardım etmeleri konusunda ikna etmeyi umuyoruz. Bunun dışında Sütçüler’deki okulu ziyaret ederek, belediye’den burda Murat’ın sokak hayvanları ve evde bakılan hayvanlar konusunda eğitim vermesi için izin alacağız. Ve son olarak köpeklerin yaşayabileceği kulübeler veya üstü kapalı alanlar konusunda konuştuk. Bu çabucak gerçekleşecek bir proje değil ama bu konuya olumlu baktıkları kesin. Köyün içindeki kaynakçı bu tür yerler inşaa etmiş. Köpekler için yapmamış olmasına rağmen onun inşaa ettiiği yerlerde köpeklerde yaşamakta. Belki o bize yardımcı olmak isteyebilir. Çok başarılı bir proje oldu ama işin daha başındayız. Yapılması gereken daha çok sey var, ancak çok umutluyum, projeye pembe gözlüklerimle bakabiliyorum. Tabii ki ben deli değilim, biz gittikten sonra herşeyin değişebileceğini biliyorum, ama bu projenin başarısı konusunda çok umutluyum diyebilirim.

 

Yeğenlerim yeni köpeklerin sayılarını tutmaya çalışıp, sokak hayvanlarından yeni grupların oluşup olmuşmadığını takip edecekler. Eşim Mart ayında geri dönüp, durumu incelememiz gerektiğini önerdi. Gittiğimizde köpekleri sayar, Muhtar’la bu konuda tekrar konuşuruz diye düşünüyoruz. Nisan ayı size göre nasıl? (Linda’nın notu: tabii ki bize uyar!)

Sevgiler,

Aleyda

 

2 Kasım 2009

Sevgili Linda,

Bugün Sütçüler’deki ikinci kısırlaştırma günü. Hava güneşliydi ve herkesin morali yüksekti. Evet, bugün daha fazla köpek yakalamak için iyi bir gün. Ne yazık ki, 2 tane dişi köpek bulduk, daha doğrusu 4 tane bulduk ama ikisinin daha yavruları olduğundan ameliyata alınmadılar. Bunu kabullenip, bir sonraki kampanyayı beklemem gerekiyor. Gerçi gün çok büyük bir sürprizle başladı. Köye vardığımızda eşime veteriner hekimi köyün en yaşlısıyla tanıştıralım dedim. Biraz resmi davranırsak, yaptıklarımızı daha saygıyla karşılarlar diye düşündüm. Sonra olanlar beni inanilmaz şaşırttı; resmen ağzım açık kaldı. Muhtar’in bulunduğu binanin yanına veteriner hekimin ameliyatları yapması için bir alan hazırlanmış olduğunu gördük. Köydeki hoparlörlerden herkesin köpeğini ameliyat ettirmek veya kuduz ve parvo hastalığına karşı aşılandırmak için bize getirebilecekleri anons edilebilecekti. Ayhan ve Zeki (köpekleri yakalan) arabayla tekrar çıktıktan sonra ben, Necdet ve Ömer ile birlikte etrafı düzenlemeye başladık. Tabii ki amca yine bize katıldı, katılmasıyla Necdet ve Ömer ile aramızdaki komik şakalar arttı. Evet, orda 3 silahsör gibi duruyorduk, ve gelenleri bekliyorduk. Ama hiçbirşey olmuyordu, burda ne işimiz var diye kendi kendime sormadım değil. Sonra bir anda hoparlörden beklediğimiz anons sonunda yapıldı. Çok kısa bir süre içersinde her köşeden sahipleriyle köpekleri içeri girmeye başladı. Bu bize çok umutlandırdı. Tabii ki aralarındaki bazı sahipler köpekleri için kuduz aşısı almaya gelmişlerdi ve ameliyat konusunda hiçbirsey bilmek veya duymak istemiyorlardı. Cidden çok yazık, ancak en azından hayvanları kuduza karşı korundular. Kısırlaştırma konusunda insanlarla konuşmamız gerektiğini söyledim, yoksa bu konuda fazla bir gelişme olmayacak. Ama bunu dememle içeri dişi köpeğini kısırlaştırmaya gelen bir adam kliniğin içine girdi. O köpek hemen ameliyata alındı. Ardından başka biri dişi bir köpek getirdi. Köpek yeni hamile kalmıştı ama hamileliğin çok erken safasında olduğundan dolayı onu da ameliyat edebileceğimizi anladık. Bu köpeği hemen kulübenin içine aldım, çünkü epey saldırgandı. Bir yerimi ısıracakmış gibi görünüyordu. İlk köpeğin dikişleri alındıktan sonra, Ömer ikinci köpeği narkoz altına almak için çıktı. Ama o kadar kolay olmayacağını görünce hemen benim yardımımı istedi. Tabii, beni ısırsın şimdi diye düşünürken, hemen bir battaniye almayı akıl ettim. Ömer hemen battaniye ile ne yapmam gerektiğini anladı ve battaniyeyi köpeğin üstüne attı ve hemen iğneyi bastı. Birkaç saniye de iş bitmişti. Ayhan ve Zeki yanlarında bir sokak köpeğiyle geri döndüler. Saldırgan dişi bir köpekti ve cidden ısırıyordu. Bu köpeği ameliyata aldıktan sonra yaşlıca bir bayan elinde incecik bir dişi köpekle ameliyat ettirmek için içeri girdi. Komik olan köpekcik hemen kulübenin içine koştu ve orda mışıl mışıl uyumaya başladı. Köpekcik bizlere herhalde ‘yardım edin bana, artık bebek doğurmak istemiyorum’ diyordu. Çok şirin bir köpekti ama çok zayıf ve pirelerle doluydu. Ama kadıncağızın köpeğiyle gelmesi süperdi. Ayhan ve Zeki yine daha fazla köpek bulmak için ayrıldılar, ama garip olan köpeklerin hiçbiri etrafta değildi. Acaba etrafta bir köpek gazetesi var da, orda kocaman manşet haber olarak ‘köpekler, kaçın, yoksa sizin erkeliğinizi ve dişiliğinizi elden alacaklar!’ yazılıydı.

 

Yeğenim tekrar bize uğradı ve onu içeri çağırdım. Necdet’e ona neler yaptığını tercüme etmesini istedim. Necdet bunu severek yaptı, yeğenim de büyük bir ilgiyle onu dinledi. Yapılanlar onun çok ilgisini çekti. Keşke evlenip, ev kadını olmak yerine okula gidebilse, eğitime devam edebilrse.

Bir anda aşılanmak için gelen köpeklerin sayısı çoğaldı. Arada bir çocuk ve babası tarafından bir dişi köpek ameliyat için getirildi. Bu beni çok mutlu etti. Dördüncü ameliyattan sonra öğle paydosu yaptık. Geri döndüğümüzde dışarıda yine insanlar bizi bekliyorlardı. Bir çocuğun yanında 2 aylık bir yavru köpek vardı, nasıl şirin birşey! Ona hemen yavru köpek aşılarını yaptık ve iç & dış parazit tedavisini uyguladık. Bir de birkaç genç köpeğe kuduz aşısı yaptık. Ayhan ve Zeki yanlarında sahipsiz bir köpekle geri döndüler…Alman kurdu, hem de dişi. Çok güzel bir kurt köpeğiydi. Yanında dişi bir köpek getiren biri daha. Sadece aşı için gelmişti, ancak Necdet onunla iyice konuştuktan sonra ameliyat olması konusunda onu ikna etti. Çocuk kısırlaştırılması konusunda ikna oldu çünkü doğacak olan yavru köpekleri zaten annesi ve babası öldürecekti. Onun bu kararı beni sevindirdi. Güzel olan insanların çalışmalarımız sayesinde olanlardan haberdar olması ve soru sormaya başlamalarıydı. Devletimiz neden bu tür projeleri daha fazla yapmıyor diye herkes sormaya başladı. Necdet onlara bu projenin sadece devlet tarafından değil, özellikle Hollanda’lı havyan derneği olan ActieZwerfhonden’nin desteklendiğini anlattı. Finansal kısmının tamamen bu dernek tarafından karşılandığını açıkladı. Bunun üstüne bu dernekle nasıl irtibata geçeriz diye sormaya başladılar. Necdet onlara Murat veya Ayhan ile görüşebileceklerini, bunun akabinde Actiezwerfhonden derneğinden Linda Taal ile irtibata geçilebileceğini söyledi. Çocuklar bir anda yanıma yanaştılar. Yanımdayken ben onlarla konuşayım, Necdet de tercümanlık yapsın diye düşündüm. Onlara bir köpeğin havlandığı zamanlarda hiç bir reaksiyon göstermemelerini, ordan uzak durmalarını veya yanından dolanarak gitmelerini söyledim. Onları dövmenin, tekme veya taş atmanın yanlış olduğunu anlattım. Hayvanların insanlar gibi hisleri var. Kesinlikle onlara kötü davranmayın ve onları rahat bırakın. Yaşlıca bir adam dişi bir köpek getirdi. Getirdiğinde bize ne kadar minnettar olduğundan, yaptığımız işin çok önemli olduğundan bahsetti. Bugün cidden çok güzel bir gündü. Hem kısırlaştırma ameliyatları bakımından, ama hem de insanlara verdiğimiz bilgiler ve onlardan gelen ilgi bakımından çok iyi bir gündü.

 

Keşke buraya gelen her köpeği ameliyata alabilseydik, ancak insanların çoğu bunu istemiyor. Daha doğmamış olan yavruları öldürmek istemedikleri konusunda bizlere dürüst açılıyorlar. İnşallah bu konuda insanları bilgilendirmede ve ameliyat ettirmeleri konusunda onları ikna etmek için bir şansımız daha olur.

Ah, evet tabii ki bir de keçimizi unutmayalım, evet bir keçi. Önceden de dediğim gibi atı da tedavi ettik, inekleri de, neden bir de keçiye de bakmayalım. Keçinin bir absesi vardı, kisti açtıktan ve boşalttıktan sonra sorun çözülmüştü. Ömer benimle birlikte ata bakmaya geldi, benimle gurur duyuyordu. At tamamen iyileşmişti. Zeki ‘Aleyda yakında veteriner hekim olur’ dedi. Tabii ki elimden geleni yapıyorum. Diplomasız bir veteriner hekim. Kedi Sütçüler’de kalacak, Necdet’le iyice bu konuyu konuştuktan sonra yeğenlerimin biri bir hafta boyunca her gün kedinin burnuna özel merhemden sürecek. Kedi’nin İstanbul’a gelmemesi, Sütçüler’de kalmasının daha uygun olduğunu düşünüyoruz. Yaşı epey büyük, bu yaştan sonra yeni bir yere alışma stresi onu çok yorar, hatta ölümcül bile olabilir. İlk gün kısırlaştırılan dişi köpeklerin sağlık durumu gayet iyi. Hatta erkek köpek kafesinden dışarı çıkabilmiş ve etrafta dolanmaya başlamıştı. Genç dişi köpek şu an yanımda ve onun da durumu iyi. Halen epey utangaç ve korkak, ama tuvaleti iyi ve tekrar çiş yapmaya başladı. Durumu yavaş yavaş iyileşiyor, sadece yemek yemek istiyor. Ona alıştıra alıştıra yemek veriyorum, çünkü çok ince olduğundan yavaş yavaş yedirmemiz gerekiyor. Diğer erkek köpek tam bir şekercik. Gizlice bu gece Aydan’nın yanında uyumus, kendini bizden gizleyerek battaniyenin altına sokmuş. Bütün olarak çok başarılı 2 gün geçirdik. Çok şey gördüm, çok şey öğrendim ve birçok konuda karar vermem gerekti. Ama tüm bu yoğun çalışmaların arasında da gülecek ve pozitif olacak nedenimiz çoktu. Evet, Necdet, Ömer ve Zeki’yi çok seveceksin derken çok haklıydın. İnanılmaz iyi insanlar.

Selamlar, 

Aleyda

 

1 Kasım 2009

Kedi konusunda halen tam olarak ne olduğunu bilmiyorum, Necdet ile yarın otobüsün içinde kediyle oturup, kediyi iyice bir kontrol edeceğiz. Kontrolü Necdet yapacak.

Kontrolden sonra biraz daha düşünürüz. Şimdilik kediye antibiyotik verdik. Şu an 5 dişi ve 1 erkek köpek ameliyat edildi. 1 dişi kediyi de kısırlaştırdık. Bir kediyi narkoz altına aldık, ama ameliyat sırasında erkek kedi olduğunu ve yaşının daha çok genç olduğunu farkettiğimizden ameliyata devam etmedik. Erkek kediler çok genç ameliyat edilirlerse, testisleri çok küçük olduğundan çok sorun yaşayabiliyorlar.

Sahibi olan sekiz köpeğe kuduz aşısı yaptık ve pire damlası uyguladık. Yarın bu köpeklerden dişi olanlarından biri ameliyat için geri dönecek. Etrafta yeterince köpek dolaşıyor, ama kötü hava koşulları nedeniyle bizden uzakta kalıyorlar. Yarın onları yakalamak için daha yoğun bir şekilde çalışmamız gerekecek, saklandıkları yerleri bilmeme rağmen, onları bulmamız için çaba göstermemiz gerekecek.

Eşim ve Zeki yanlarında köpek olmadan geri döndüler. Ben yeğenimle etrafta bir tur yapmak için çıktım, ıslık çaldığımda etraftan saklandıkları yerden köpekler teker teker çıkmaya başladılar.

Nerede saklandıklarını gördükten sonra eşimi ve Zeki’yi tekrar dışarı gönderdim, bu sefer konteynırların altına bakmaları gerektiğini söyledim. Bu kötü havada 6 köpek bulmuş olmamız hiç de fena değil. Tabii ki bir de köpeklerin çok zor yakalandığını düşünürsek. Uyuşturu silahla çalışmadan, bu iş çok zor oluyor, en azından eskiye nazaran daha fazla ve iyi mama alıyorlar. Tabii ki hazırladığım kilolarca makarna, ekmek ve tavuk sağolsun.

Uzun bir süre makarna yememe gerek yok hahaha. Yarın yine erken kalkıp, çalışmalara devam ediceğiz. İnşallah bugünden daha fazla köpeği tedavi ederiz.

Sütçüler’den selamlar

 

Günceleme 1.

Bugün havalar epey bozmaya başladı, soğuk bir rüzgar vardı, hatta Sütçüler’e geldiğimizde fırtına başlamıştı bile. Köpekler ağaçların arasında korunabiliyorlardı ve bu sefer birçok köpeğin geri döndüğünü gördük. Umarım yarın sabah da orda olurlar.

Mama ziyaretlerimizi yaptıktan sonra, ordan burdan dalları koparıp, köpeklerin fırtınaya karşı daha iyi korunmaları ve sıcak kalmalarını sağladık. Sarışın köpek benim ıslık çaldığımı duyduğunda, saklandığı yerden çıktı. Soğuktan tir tir titriyordu, hayatımda daha önce soğuk havadan bu kadar titreyen bir köpek daha görmemiştim. Tabii ki tüyleri çok seyrek olduğundan, hayvancık daha da üşüyor ve soğuk rüzgar kemiklerine kadar işliyor.

Evet, şimdi ne yapacağız? İzmir’e yanımıza getirmekten başka çaremiz yok. Kayınvalidemin kapalı balkonunda bir süre kalabilir diye düşündük. Hemen köpeği arabaya aldık ve İzmir’e yola çıktık. Sakin bir şekilde oturdu ve tüm yolculuk boyunca sakin kaldı. İzmir’e geldikten sonra komşulardan gizli olarak köpeği nasıl içeri götürebileceğimiz konusunda biraz zorlandık. Dikkat etmeksek, yine komşular tantana yaparlar ve buna cidden istemiyoruz. Eşim apartman binasının arka girişine arabayı götürdü. Ben de ön girişten girdim ve kimsenin gelmediğinden emin olduktan sonra arka kapıyı açtım. Köpeği arabadan çıkarttıktan sonra eşim dikkatli bir şekilde binanın içine girdi ve asansörle yukarı çıktı, köpeğin ne kadar zayıf olduğunu anlatamam. Ama vucüdu uyanık olmayan bir köpekle koşman gerektiğinde 20 kilo daha ağır bir köpek taşıman gerekiyor. Kayınvalidem de etrafı kolaçan ederken, hemen içeri girdim ve balkona doğru ilerledim. Balkonda sıcak bir battaniye, bir kap su ve bir dolu kap tavuk eti hazır duruyordu. Evet, tahmin edebileceğin gibi köpekcik kendimi hemen tavuğa verdi, yemeğini yedikten sonra da sıcacık battaniyesinin üstünde uyuya daldı. Yediği güzel tavukları düşünürken ağzının yaptığı ses dışında dişleri artık titremiyor. Şimdilik onunla dışarıda dolaşmayı ve geldiği akşam ki koşuşturmayı yaşamayı düşünemiyorum. Gazetelerle bu sorunu şimdilik geçici bir süre çözmemiz gerekecek. Bunun en büyük avantaji veteriner hekim yarın geldiğinde, sakin bir ortamda köpeğe bakabilecek. Arabayla yolculuğumuza bayıldı.

 

Güncelleme 2 (Sütçüler’deki kurtarma çalışmaları)

29 Ekim’de Aleyda’nın bize yazdıkları;

Bugün yaşadıklarım cidden hiç güzel değildi. Günlerdir sahipsiz köpeklere aralıksız mama veriyorum ki, onlar bana güvenmeye başlasınlar. Onlar bana güvenmeden, onları ameliyat için yakalamam imkansız çünkü. Bugün aralıksız mama verme çabalarım işe yaradı. Yaklaşık 9 aylık erkek bir köpek yanıma sürünerekten geldi ve onu yakalayabildim. Altını işemeye başladı ama bu önemli değildi, bana yaklaştı diye çok sevinmiştim. Sanırım ortalama aynı yaşta olan büyük bir ihtimal hamile dişi bir köpekle birlikte takılıyor. Dişi köpek fazla yakınıma gelmedi, ama onu yakalayabilmem için yaklaşmaya başladı. Onu biraz aldırmıyormuşum gibi yaptım ki, yemek yemek için yanıma daha yaklaşsın diye. Üzerinden birkaç gün geçtikten sonra, eve daha yakına gelmesini sağladım. Akşam ben websitesinde fotoğraftaki sarışın köpekle oynarken, bu köpekler yeşilliğin içinde uyuyorlardı. Tam içeri girmek istiyordum ki, havladıklarını duydum. Türkçe birilerin onların ardından ‘kapa çeneni’ diye bağırdığını duydum. Hemen garip birşeylerin olduğunu farkettim ve Ayhan’a doğru koştum. Bilmiyorum ama içimden bir ses onlara birilerinin zarar vereceğini söyledi. Ben ve eşim çitin dışına çıkarak, yanımızdaki köpeği tutup, köpeklerin halen sakince yattıklarını gördük. Erkek köpek ayağa kalktı ve bir kez havladı ve bir anda onlara doğru bir taş atıldığını gördük. Taş dişi köpeğin üstüne düştü ve köpek bağırarak etrafa kaçtı. Hemen çocukların peşinden gittik ve tabii onlar birkaç kez ‘özür dilediler’. Eşim hemen onlara köpekler hakkında bir konuşma yaptı. Çocuklardan biri bana saldırdı dedi, ama eşim bunun doğru olmadığını ve bizim de orda durduğumuzu ve bize birsey yapmadıklarını söyledi. Erkek köpeğin dişisini korumak amacıyla havladığını söyledik. Tabii çocuklar onlara saldırdığını bahane olarak kullandılar, taş atacaklarını önceden planlamışlardı. Bütün çabalarım şimdi bu çocuk yüzünden çöpe gitti. Ne kadar kızgın olduğumu anlatamam. İçimdeki garip his halen gitmemişti, sarışın köpeğe de saldıracaklar diye dışarıda kalmaya karar verdim. Ve evet, bir saat içersinde bizim gittiğimizi düşünerekten çocuklar geri döndüler. Hemen sarışın köpeğin yattığı alana gittim, çocuklar beni orda görünce ödleri koptu. Çocuklar hemen ordan kaçtılar ama kaçarken yere birşeyin düştüğünü duydum. Etrafa baktığımda yerde yine bir taş parçası gördüm. Önceden orda hiç taş yoktu, özellikle kontrol etmiştim. Demek bu çocuklar yine köpekleri taşlamak için geri dönmüşlerdi. Çocuklar nerde oturuyorlar diye peşlerine takıldım, ama etrafta dolanmaya başladıklarından geri dönüp, köpeği iç avluya aldım. Yanında kaldığım aile bundan hiç memnun değildi, köpek çünkü heryeri tırmıklıyordu. Ben de bulabildiğim en büyük kulübeyi alıp, üst kısmını çıkarıp köpeği oraya koydum. Şimdilik en azından güvende, ama yine diğer erkek ve dişi köpeğin bulmam lazım. Bulduktan sonra da onları kendime alıştırmam gerekecek – ki bana güvendiklerini sanmıyorum.

Selamlar,

Aleyda

 

21 Ekim 2009

Sevgili Linda,

Benden bir mail. Eğitici kitapçıklar yeğenimin okulunda dağıtıldılar. Aynı okulda SHKD’nin tshirt’erinden bir kutu dolusu dağıtıldı. Bu sabah çok erken uyanıp, Bornova’daki çalışmalarımıza başladık. Bu konuda ne düşüneceksin bilmiyorum ama Bornova’da belediye tarafından kısırlaştırılmış birçok köpek serbest dolaşıyordu. Ben şahsen bunun iyi bir haber olduğunu düşünüyorum, çünkü bu demek oluyor ki Bornova sahipsiz köpek sorununu ciddiye alıyor ve tüm dünyada yankılanan ‘Türkiye’deki hayvan katliamı’ haberlerine tepki olarak çalışmalarını düzgün bir şekilde devam ediyor. Zeki, Ömer ve Necdet de durumdan çok memnundular, çünkü köpeklerin hepsi sağlıklı ve tok görünüyorlardı. Insanlar ne yazık ki küpeli köpeklerin kısırlaştırılmış olduklarından haberdar değiller. Kediler de bile kısırlaştırıldıklarına dair bir çesit işaret bırakmışlar. Mail üzerinden çok fazla kötü haber geldiğini biliyorum, ama Bornova elinden geldiğinin en iyisiyle çalışmalarını sürdürmekte. Aleyda’yı yatağa gönderdik çünkü 3 gündür rahatsız, ateşli bir şekilde köpeklere yardım etmekte. Bu sabah yataktan zor kalktı; yat dediğimde beni dinlemek bile istemedi. Hayvanların daha önemli olduğunu ve işe devam etmesi gerektiğini söyledi; inatçı hanımefendi. Necdet belki de Sütçüler’de kalmamızın daha iyi bir fikir olduğunu söyledi; ama yapacak birşey yoktu. Çok güzel 2 gün geçirdik, 12 dişi, 1 erkek köpek ile 1 dişi kediyi kısırlaştırdık. En az 35 köpeği aşıladık, eminim ki bu rakkam çok daha fazladır. Aleyda fotoğrafını çektiğimiz köpekleri sayması gerekiyor; o şekilde tam olarak kesin bir rakkama ulaşmış oluruz. Arkadaşımın köpeğini de aşıladılar. Buna çok sevindik, çünkü kendisi bize çok yardımcı olmuştu. Ona ait arsayı kullanmamıza izin verdi ve Sütçüler’den getirdiğimiz dişi köpeklerin bakımıyla ilgilendi. Öğleden sonra Aleyda Sütçüler’e tüm kısırlaştırılmış dişi köpeklerin sahiplerini ziyaret etmek ve sokaktaki köpeklere yemek vermek geri dönmek istiyor. Ayrıca çevrede oturanların yemek artıklarını koyabilecekleri kaplardan yerleştirmek istiyor. Ayrıca muhtar ve imam ile konuşup, Actiezwerfhonden derneğinin çalışmalarını anlatmak ve yeni insanlarla tanışmak istiyor. Ömer ona kedi için ilaçları verdi. Onun tam olarak nasıl, hangi saatlerde ilacı vermesi gerektiğini bildiğine inanıyor. Bizim gibi onlarla birlikte çalıştığımızdan dolayı umuyorum ki onlardan çok memnun kalmışlardır. Yaşadıklarımız inanılmazdı, çok şey öğrendim, ve Linda’nın bir sonraki projesini bekleyemiyorum. Bu proje ben ve eşime çok iyi geldi, kendimizi doğru yerde bulduk. Bize inandığım ve projemize gösterdiğin ilgi için sana teşekkür etmek isteriz.

Sevgilerle,

Ayhan Dizkara

 

Güncelleme 3

 

Merhabalar Linda,

Sonunda bizden iyi haberlerle karşındayız. İki genç köpek geri döndü, aralarındaki erkek olan yavru köpek arabamla ona doğru geldiğimi görünce çok mutlu oldu. Kendisi yerde düz ve sırtının üstüne doğru yatmasına rağmen sevilmek istiyordu. Bu erkek köpek epey büyük bir köpek olacak; adaleleri büyük ve patileri o kadar büyük ve geniş ki, ayrı bir gezegendenler sanki. Evet, büyük bir hayvan olacak. 9 aylık olduğunu sanıyordum, ama sanırım yanılmışım. Daha çok 5-6 aylık olduğunu şimdi düşünüyorum. Ama inanılmaz güzel bir köpek o. Dişi köpek bana doğru çekingen davranıyor, bana yaklaşmıyor. Ona çok iyi bakabildim, ancak taştan kaynaklanan bir yara vücudunda göremedim. En büyük sorun çok zayıf olması. Ona yaklaşmaya devam edicem, umarım Pazar gününe kadar bana alışmış olur da, onu yakalayabilelim. Kontrol için atıda ziyaret ettik. Yaraları çok çabuk iyileşmekte. Sahibi yeni bir başlık almış, ancak onu nasıl takacağı konusunda hiçbir fikri yoktu. Neyse ki bana gelip, benden yardım istediler. Onlara başlığı nasıl takılması gerektiğini göstermemi rica etmeleri çok güzeldi. O adamın hayvanlarına karşı inanılmaz bir sevgisi var, sağlık bakımları konusunda biraz arkada kalmış o kadar. Ancak son birkaç gündür çok fazla değişiklik gördüm, elinden gelenin en iyisini yaptığını görmek çok mutlu edici. Bir başka güzel örnek de, komşuların yemek artıklarını sahipsiz köpekler için sokağın kenarına koymaları. Yine pozitif bir değişim bu. Eşimin yeğenleri yavru kedilere bakmaktan inanılmaz zevk almaya başladılar. Dışarı da onları yavru kedilerle ilgilenirken görmek bizi çok mutlu ediyor. Onlarla arada şakalaşıp, kedileri sevgiden öldüreceksiniz diyorum. Şahsen onların hayvanlarla daha çok ilgilendiklerini görmek beni çok mutlu ediyor; hayvanları sevmeye açık olmaları büyük bir fark yapıyor. Actiezwerfhonden derneğinin filmini ve ‘Ghost of the city’ (Şehrin hayaletleri) filmlerini Türkçe izlettirdim. Filmler bilgisayarımda yüklüydüler, onlara bu filmleri göstererek çok iyi yaptığımı düşünüyorum. Tek sorun, diğer sahipsiz köpeklerin daha da uzaklara gitmeleri.

Sevgiler

Sütçüler’den Aleyda ve Ayhan

 

 

Sonunda size pozitif haberler verebiliyoruz; Sütçüler’de yapacağımız olan kısırlaştırma projesinin çalışmaları devam etmekte. Barınmak ve ameliyatları yapmak için alan, veteriner hekim, köpek bakıcıları dahil köpeklere bakacak olan gönüllüler de ayarlandı. Belediye başkanı gelişmeler konusunda bilgilendirilecek, kampanya öncesinde etrafta broşür dağıtılarak halka kampanyamız hakkında bilgi verilecek. Ayrıca evde baktıkları evcil hayvanları da kısırlaştırabilecekleri kendilerine iletilecek. Ve çok önemli bir nokta; bağışlar gelmeye başladı.

 

İzmir’in 30 km. dışında bulunan ve küçük bir köy olan Sütçüler’de , gönüllülerimizden Aleyda 25 tane kısırlaştırılmamış ve bakımsız köpek ve birkaç kediyle karşılaştı. Aleyda bu köpekleri bir türlü aklında çıkaramadı ve benden ActieZwerfhonden derneği olarak bir şekilde yardımcı olup olamayacağımızı, bu köpekleri kısırlaştırıp, sağlıklı köpekler haline getirmemizin mümkün olup olmadığını sordu. Bu kampanyanın ana kumanda odası olarak yakında oturan amcasının evini kullanabileceğimizi belirtti. Bu konuda derneğimizin yönetim kurulu ile birlikte iyice düşündükten sonra, kısırlaştırma çalışmaları sırasıda halkı eğitici bir kampanya sürdürebileceğimizi ve halkı bu hayvanların sorumluluğunu kabul edeceklerini de göz önüne alarak yardım etmeye karar verdik. Şu an civar yerlerden bir veteriner hekim bulunup bulunmaması veya İstanbul’dan daha deneyimli bir hekimin bu bölgeye gelmesi konusunda karar vermekteyiz. Bir sonraki adım bu hayvanları yakalamak için kağıt üzerinde bir plan yapmak olacak. Bunun ardında ameliyat öncesi ve sonrası bakımlar için uygun bir alan organize edilmesi gerekecek ve hayvanların bakımıyla ilgilenecek gönüllüler bulunması gerekecek. Bütün bunlar elimizden gelenin en iyisi şeklinde hazırlandığı vakit, projeyi gerçekleştirmek için bir tarih seçeceğiz. Her zamanki gibi bağışlarınıza ihtiyacımız var; bağış yaparken, bunun Sütçüler için olduğunu belirtirseniz, bu proje herhangi bir nedenden dolayı iptal edilirse, size bağış miktarınızı iade edebilelim.

 

10 Eylül 2009

Planlarımız şekillenmeye başladı;

SHKD’dan bir veteriner hekim ve bir asistan kısırlaştırma çalışmalarına başlayacaklar.

Gönüllülerimizden Aleyda’nın amcası (üstü kapanır) bahçesini ve (ısıtılabilir) malzeme deposunu ameliyat öncesi ve sonrası bakımlar için kullanmamıza izin verdi. Aleyda köpekleri yakamakta yardımcı olacak gönüllüleri de buldu; köpeklerin çoğu kolayca yakalanabilirler, ancak çok utangaç ve korkak olanlar için başka bir çözüm bulmamız gerekecek.

Veteriner hekim kendisi tüm medikal gereçleri getirip, ameliyatlar Aleyda’nın amcasının evindeki bir odada gerçekleşecek.

Kısırlaştırma operasyonlarının maliyeti yanısıra kuduz aşıları, iç ve dış parazit tedavileri de AZ derneği tarafından karşılanacak. Dernek hayvanlar için ilk birkaç gün yetecek mamaları da kendisi ödeyecek.

Veteriner hekim yanında eğitici broşürler getirip, ordaki halkı hayvan sevgisi ve bakımı hakkında bilgilendirmeye çalışacak.

 

Bu kampanya Ekim sonu, Kasım sonu gibi gerçekleştirilecek.

Aleyda da Sütçüler’e gidip, orda bir takım kampanyalar organize etmeye çalışacak.

Bir önceki haber bültenimizde Sütçüler projesini devam etmemesi durumunda, bağışladığınız miktarları siz değerli destekleyecilerimize iade edeceğimi belirtmiştim; şimdi AZ derneği olarak bu projenin 95% devam edeceğini size bildirebilim!

Uzun, yorucu bir araba yolculuğu ve yolda yaşanan ve aracın ciddi hasar gördüğü bir kaza sonrasında Ayhan ve Aleyda Türkiye’ye ulaştılar.

Tamamen kızgın ve hayalkırıklığına uğramış bir şekilde, Mart ayında hayatta olan 25 köpeğin 23’nün öldürüldüğünü bana yazdılar. Geriye kalan iki köpeğin sağlığı kötü ve ikisi de kısırlaştırılmamış.

Mantık nedir… Sütçüler’e gitmeye karar verdim, orda kalan son iki köpeği de (ve 5 sahipsiz kediyi) tedavi ettirip, imam ile oturup bu konuda uzun uzun konuşucam. Sözümüzde durduğumuzu gösterip, her hayvanın bizim için önemli olduğunu belirtmemiz şart!

Ondan sonra ekibimiz halen köpeklerin hayatta olduğu Mordoğan’a devam edecek.