Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, no array or string given in /home3/linda/public_html/sahipsizkopeklerkampanyasi.nl/wp-includes/class-wp-hook.php on line 298
Banka no: 4011891, Actiezwerfhonden, Zonnemaire IBAN NL62INGB0004011891 BIC / SWIFT-Code: INGBNL2A ING Bank-Amsterdam
PayPal üzerinden bagis yapabilirsiniz.

Köpekler; Geleneksel İslamiyetin Dışında

Müslüman dünyasında köpekler neden aşağılanmaktadır? Gelenekler evinizde bir köpek bakmanızı neden bu kadar zorlaştırmaktadır? Neden “müslüman” bir taksi şöförü aracına kör bir adamı ve ona yol gösteren köpeğini almayı reddetmektedir? Köpekler Allah’ın yarattığı harika canlılardır. Allah’ın insanı yarattığı zamanlardan beri onlara bağlanmış, korumuş ve hizmet etmişlerdir. Allah herhangi bir yasak getirmemesine rağmen, Hz.Muhammed (s.a.v) (veya Tanrı’nın diğer elçilerinden birinin) köpekleri yasakladığını düşünebilmek hiç de akılcı değildir. Müslümanların köpeklerin yakınında bulunmasının yasak olmadığını nereden biliyoruz? Kur’an’dan Allah’ın sözlerini okuyalım. 18. Süre’de anlatılan mağarada uyuyan adamların öyküsü, Allah’ın köpekleri insan hayatının bir parçası olarak gördüğünü açıkca belirtmektedir. (Kur’an 18:18) “Uykuda oldukları halde sen onları uyanık sanırsın. Onları – uykuda- sağa sola çeviririz. Köpekleri de girişte iki kolunu uzatmış vaziyettedir…” Bir Hadis, köpeğin bulunduğu bir odaya meleklerin girmeyeceğini söylüyor. Bunun anlamı, 309 sene boyunca hiçbir meleğin mağarada uyuyanların yanına gitmediğidir. Ancak Allah “Onları -uykuda- sağa sola döndürdük” demektedir. Buradaki çoğul eki açıkca meleklerin de görev aldıklarını göstermektedir. Öyküde köpekten bahsedilmeyebilirdi. Ancak açıkca bellidir ki burada, gelecek nesillere köpeklerin tam anlamıyla insanlarla birlikte yaşayabileceği mesajı verilmektedir. 18:22’de ise köpekler açık olarak inananlar arasında sayılmaktadır. “Görülmeyene taş atar gibi: ”Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir”,diyecekler; ”Beştir, altıncıları köpekleridir” diyecekler; “Beştir,altıncıları köpekleridir” diyecekler; “Yedidir, sekizincileri köpekleridir” diyecekler. De ki:”Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onları bilen azdır. Onun için onlar hakkında yüzeysel tartışma dışında derin münakaşaya girme ve onlar hakkında bunlardan hiçbirine bir şey sorma.” 

 

Tüm Hristiyanlarca değil ama bazı tarikatlarca tanınan İncil’ler bulunmaktadır. ”Apocrypha” adı verilen bu kitaplardan biri de “Tobit” adını taşımaktadır. Harika bir söylemi vardır. Bana Kur’an’daki Lokman’ı anımsatmaktadır. Her zaman Allah’a ibadet etmesi için oğluna nasihat eden; doğruluktan ayrılmamasını, merhametli olmasını,kıskançlık yapmamasını,alçak gönüllü ve işlerinde dürüst olmasını söyleyen, o inançlı insanı. Tobit kitabında, oğul Tobias babasına yardım edebilmek için bir yolculuğa çıkar. Tanrı ona erkek süretiyle bir melek yollar ve 5. Bab 16. Ayet şöyle demektedir; “Böylece dışarı çıktılar ve oradan ayrıldılar, genç adamın köpeği de onlarla birlikteydi” Sonunda başlarından geçen maceralardan ve gerçekleşen iyi olaylardan sonra eve dönerler. Bab şöyle devam eder: ”Bundan sonra Tobias yoluna devam etti, yolculuğunun başarılı geçmesini sağlayan Tanrı’ya şükrederek…Böylece köpek arkalarından gelirken yollarına devam ettiler.” Mağarada uyuyanlarda olduğu gibi, söylemin başka bir bölümünde köpeğe bir daha değinilmemektedir. Zaten değinilmesine de sanırım gerek yoktur. Burada anlatılmak istenen, köpeğinizin sizin yanınızda gelmesinin, gayet doğal bir şey olduğunun vurgulanmak istenmesidir. Tanrı bunu kesinlikle yasaklamamaktadır. 

 

Allah köpeklere, insanların mükemmel bir dostu ve yardımcısı olmaları için özel vasıflar vermiştir. Aslında köpekler insanlarla birlikte olmayı, onların hoşlarına giden şeyleri yapmayı severler ve spesifik cinslerinin üretilmesi kolaydır, ayrıca birçok faydalı amaç için eğitilebilirler. Minik bir Chihuahua’dan kocaman bir Mastiff veya St.Bernard’a kadar değişik görünüş ve ölçülerde olabilirler. Bazı köpekler insanlara sadece dostluklarını verebilirler. Her yere götürebileceğiniz ve kucağınızda oturabilecek kadar küçüktürler. Tıbbi araştırmalar bir köpek ile ilgilenen kişilerde kan basıncının düştüğünü göstermektedir. Onların bizlerle paylaştıkları bu dostlukları Allah tarafından verilmiş bir armağandır. Bunların ötesinde köpekler birçok harika becerilerle donatılmıştır. Koyun ve sığır sürüleri için mükemmel sığırtmaçlık ve bekçilik yaparlar. Bazı köpeklerde doğal bir koruma duygusu gelişmiştir. Polis ve ordu, Alman çoban köpeklerinin, Doberman ve Rottweiler’ların bu vasıflarından, faaliyetlerinde zaman zaman faydalanmaktadır. Arama ve kurtarma çalışmalarında mükemmeldirler. Yüzyıllardır Isviçre’nin ünlü St.Bernard’ları karda kaybolan kişileri bulmakta ve onları sıcak tutabilmek için yanlarına yatmaktadırlar (içki fıçısı taşıdıkları sadece bir söylentidir), günümüzde meydana gelen depremlerde molozların arasında kalan kazazedelerin yerlerini tesbit etmektedirler. Kur’an 5:4’te belirtildiği gibi köpekler her zaman spor dünyasında da yer almıştır. “Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki:”Size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Allah’ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların, sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah’ın adını anın, Allah’tan korkun. Çünkü Allah, hesabı çabuk görendir.” Görüldüğü gibi burada köpekler hariç tutulmadan “avcı hayvanlar” denmektedir. Hayvanlar avda kullanılabiliyorsa bu, örnek olarak, şahinler kadar köpekler için de geçerlidir.

 

Yine bir Hadis’e göre bir köpeğin dokunduğu herhangi bir şey (buradaki herhangi bir şey bardaklar ve tabaklar olarak da tercüme edilebilir) sonuncusu toprakla olmak şartıyla yedi kez yıkanmalıdır. Bu, tuttukları herşeyi yiyebilirsiniz diyen Kur’an ile uyuşmamaktadır. Bir Retriever’in ağzında gururla getirdiği güzel bir kuşun, sonuncusu toprakla olmak üzere yedi kez yıkanması, pek iştah açıcı değildir. 

 

Son zamanlarda insanlar köpeklerin refakat ve sevgisine, herhangi bir şeyden daha çok güven duymaya başlamıştır. Böylece köpekler bir fiziksel özürlü için onların gözleri, kulakları, elleri ve ayakları olabilmektedirler. Ama bir kişiyi kalabalık bir caddeden karşıdan karşıya geçiren veya büyük bir alış veriş merkezinde yol gösteren bir köpeği görmek etkileyici bir manzaradır. Özürlü kişiye başka hiçbir şekilde olamayacağı kadar özgürlük ve serbestlik kazandırmaktadır. Sağır bir kişi, herşeyi duyan bir köpek sayesinde korkmadan tek başına yaşayabilir. Köpek; kapı, telefon veya saat çaldığında veya yangın alarmı harekete geçtiğinde sahibini uyarması için eğitilebilir. Sağır bir çift, köpeklerinin uyarması ile bebeklerinin ağladığından haberdar olabilir. Onlar için duyan bir köpekleri olduğu sürece hayatları o kadar ürkütücü olmayacağı gibi, kendilerini de yalnız hissetmeyeceklerdir. Tekerlekli sandalyeye mahkum bir kişi veya romatizma nedeniyle eğilemeyen veya birşeyi kaldıramayan birisi için, köpekler çok yardımcı olmakta ve onlara rahatlık sağlamaktadırlar. Yere düşen bir şeyi eğilip almak bizim için sıradan bir harekettir. Ancak özürlü bir kişi için daima başkalarından yardım dileme anlamını taşımaktadır. Yanında eğitilmiş yardımcı bir köpeği olması halinde kendini daha özgür hissedecek ve kendine saygısı daha gelişecektir. Masanın altına yuvarlanmış bile olsa köpek mutlulukla, düşen bir kalemi, anahtarları veya ilaç kutusunu alıp getirecektir. Köpeğin sadakati, güveninirliği, hoşgörüsü gibi olumlu özellikleri tarih boyunca anlatıla gelmiştir. 

 

Mark Twain “Aç bir köpeği alır ona bir şans verirseniz, sizi ısırmaz. Bu bir köpek ile insan arasındaki farklardan biridir.” demiştir. Lord Byron ise köpeğinin ölümü üzerine şunları yazmıştır…”Onda kibirsiz bir güzellik, küstahlıktan uzak kuvvet, vahşilikten uzak cesaret ve hiçbir kötü huyu olmayan bir insandaki fazilet vardı.” Burada Byron’ın değinmediği en önemli özelliği, hayatı boyunca Tanrı’ya bütünüyle boyun eğişidir. Sanırım bu harika yaratıklara hayatlarımızda daha çok yer vererek onlardan daha çok şeyler öğrenmeliyiz. “Kuşkusuz göklerde ve yerde, inananlar için ibretler vardır. Sizin yaratılışınızda ve yeryüzüne yaydığı canlılar için ibretler vardır.” (45:3-4) Her hakkı saklıdır. 2004 submission.ca “Gökleri ve yeri ve bunların içine yaydığı canlıları yaratması da O’nun ayetlerindendir. O dilediği zaman onları toplamaya da kaadirdir.” (42:29)