Warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, no array or string given in /home3/linda/public_html/sahipsizkopeklerkampanyasi.nl/wp-includes/class-wp-hook.php on line 298
Banka no: 4011891, Actiezwerfhonden, Zonnemaire IBAN NL62INGB0004011891 BIC / SWIFT-Code: INGBNL2A ING Bank-Amsterdam
PayPal üzerinden bagis yapabilirsiniz.

Crispin, bir gören-gözler köpeği….

 

İsmim Sevinç ve Hollanda’da yaşıyorum. Ailem buraya Türkiye’den gelmiş ve ben burada doğmuşum; görme özürlü olarak.

İlköğretimimi özel öğretim programı uygulayan bir okulda tamamladım. Buradan liseye devam ettim. Mezun olduktan sonra 18 aylığına özel eğitim veren bir birime devam ettim. Burada kimseye bağımlı olmadan ev işlerimi yapabilmeyi, alışveriş yaptığım dükkana gidebileceğim değişik rotaları kullanmayı, postalarımı almayı, istasyona gidebilmeyi vb. öğrendim.

Bastonumun yardımıyla güzergahımda bağımsız olarak yürüyebilmeyi öğrendikten sonra, benim gözlerim olacak bir köpeği almak için müracaat etmeye artık hazırdım. (Gidilen güzergahın bilinmesi burada önemli bir konudur. Çünkü köpek yolları bilmediğinden sahibinin komutları ile yolu izler.)

Gören-gözler köpekleri KNGF Geleidehonden’den (Hollanda Kraliyet Gören Gözler Köpek Vakfı) sağlanmaktadır.

Gören-göz olmadan önce köpek bir “geçici” ailenin yanında büyür. Yavru burada ilk temel eğitimini alır ve en önemlisi sosyalleşir. İtaat etmeyi, her yaştan insanlarla, diğer köpekler ve hayvanlarla iyi geçinmeyi; bir mağaza, tren veya restoranda nasıl davranması gerektiğini kısacası her türlü şartlarda ve mekanda davranış şekillerini öğrenmelidir. Ayrıca bu “geçici” ailenin yanında tuvalet eğitimini de alır. Eğitiminin bu ilk dönemi bittikten sonra “geçici” ailenin yanından ayrılır ve gören-gözler köpek okuluna alınır. Burada gelecekteki görme özürlü sahibine yardımcı olabilmek için her türlü beceriyi kazanır. Çöp bidonlarından ve bisikletliler gibi engellerden sakınmayı öğrenir.

Görme özürlü bir kişinin müracaatı üzerine görevliler onu evinde ziyaret ederler. Bu ziyaret sırasında başvuruda bulunan kişinin yön tayin edebilme yetişini değerlendirir, kişiliği ve evinin çevre şartları hakkında bir izlenim edinirler. Hangi köpeğin bu kişiye daha iyi uyum sağlayacağının tesbiti için yapılan bir işlemdir. Tüm sürecin en önemli kısmı budur. İyi anlaşan bir takım olabilmeleri için köpek ile sahibinin iyi uyum sağlaması çok önemlidir.

Köpek, gören-gözler okulunda eğitimini tamamlayınca, gelecekteki sahibi aynı okulda 3 hafta geçirmek üzere davet edilir. Bu 3 haftalık eğitimde yeni sahibine köpekle nasıl çalışılacağı ve aynı zamanda son derece önemli bir konu olan köpeğe nasıl bakılacağı öğretilir. Köpek ve yeni sahibinin kendi ortamlarında geçirdikleri birkaç günlük “ev eğitimi”nin ardından bu 3 haftalık kurs sona erer.

Gören-gözler köpek okulunda, köpeğin gelecekteki sahibi ile bir görüşme yaparlar. Köpeğin doğası gereği bir lidere ihtiyacı vardır ve sahibinin emri altında olacaktır.

Bu görüşmenin ardından köpekle sahibinin birbirlerine kavuşma vakti gelmiştir. Eğer herşey yolunda gider ve bütün yönlerde etkilenmeden yürümeyi başarırlarsa müracaat neticelenmiş demektir.

Ben de, ismi Crispin olan köpeğimle bu okulda 3 hafta geçirdim. Onunla nasıl çalışacağım ve ona nasıl iyi bakabileceğim öğretildi. Çok sayıdaki komutları öğrendim. Komutlarda uzmanlaştıktan sonra Crispin ile nasıl yürüyeceğimi öğrenmeye hazırdım. Kaldırımda engellerle karşılaştığımda (Hollanda’da kaldırıma bırakılmış çok sayıda bisiklet olduğunu burada belirtmeliyim.) beni uyarma yöntemini öğrenmeliydim. Köpeğinizle yürüdükçe güveniniz gelişmekte ve herşey daha kolaylaşmakta. O günlerde şaka olarak Crispin ile gözüm bağlı olarak bile yürüyebilir ve ona her zaman güvenirim, derdim :-)

Crispin’i almadan önce kendimi hiç bu kadar bağımsız hissetmemiştim ve onunla çok iyi anlaşıyoruz. Crispin olmaksızın yalnız yaşayabilmem olanaksızdı. Bu nedenle benim için hiçbir şeyle kıyaslanamayacak kadar değerlidir.

Ve böylece çocukken düşlediğim rüyam gerçekleşmiş oldu. Çocukluğumdan beri bir gören-gözler köpeğim olmasını ister ama her defasında bunun mümkün olmadığı cevabını alırdım. Artık herşeyi daha iyi anlayabiliyorum ve 21 yaşında rüyam gerçekleşti.

Benim gozlerim olan böyle bir köpeğe sahip olmanın faydaları saymakla bitmez. Crispin geldiğinden beri dışarıya çıkıp çevrede dolaşmak artık çok kolay. Alışverişe, bankaya birlikte gidiyoruz; mektuplarımızı birlikte postaya veriyoruz, ailemi birlikte ziyaret ediyoruz. Komutlarımla nereye gitmesi gerektiğini Crispin’e söylüyorum. Gideceği yolu biliyor gibi gözükse de aslında bu doğru değildir. O, nereye gitmesi gerektiğini benim söylememi bekler ve ben de beni oraya götürmesine gereksinim duyarım. Şehire hatta kalabalık alanlara bile gitmek artık benim için çok kolaylaştı. Crispin kalabalığın içinde bana yol gösterir ve engellere takılmama mani olur.

Benim için gören bir çift göz olmasinin yaninda Crispin bana çok daha fazlasını ifade etmekte. Ayrılmaz iki arkadaşız. Türkiye’de köpekler genellikle dışarıda bakılırken, burada Hollanda’da evin içinde aileleri ile birlikte yaşarlar. Köpekler kayıtsız şartsız bir sevgi ile size bağlanır ve bunu her zaman gösterirler. Ne zaman herhangi bir nedenle Crispin’e ihtiyaç duysam yardımıma koşmaya hazırdır.

Crispin ile birlikte oyunlar oynarız, birlikte sarılıp yatarız, birlikte çalışırız, hayatı birlikte paylaşırız. Kısacası ikimiz birbirimizin en iyi dostuyuz. Bir başka avantajı ise insanlarla daha kolay iletişim sağlamama yardımcı olmasıdır. Sizi bir gören-gözler köpeği ile birlikte yürürken görenler, bu çok alışılmamış bir manzara olduğundan, hemen yanınıza gelip konuşurlar. Kendini sahibine yardıma adamış bir köpek…

Bu arada bazı yükümlülüklerimiz olduğunu da belirtmeliyim. Köpeğinizden tamamiyle siz sorumlusunuz. Kar, yağmur, soğuk dahi olsa günde 4 kez yürüyüşe çıkarmak zorundasınız. Koşmasına, koklamasına ve diğer köpeklerle oynamasına yeterli zaman ayırmalısınız. Tüylerini fırçalamalı ve taramalısınız. Kısacası her yönüyle köpeğinize çok iyi bakmalısınız. İnanın bunların hiçbiri bana zor gelmiyor. Böyle bir köpeğe sahip olmanın yararları ve keyfi, yağmur bile yağsa, Crispin ile yaptığımız yürüyüşlerden büyük zevk almamı sağlıyor. Bunların yanı sıra köpeğime bakarken, birlikte geçirdiğimiz süreler, yürüşlerimiz, bütün bunların benim üzerimdeki olumlu etkilerini de fark ediyorum. Açık havanın sağlığıma iyi geldiğini, Crispin’in tüylerini tararken çok güzel anlar geçirdiğimizi, çalışmadığımız zamanlarda birlikte yaşamanın tadını çıkardığımızı belirtmeliyim.

Evet, Crispin ve ben. Temeli sevgi ve saygıya dayalı müthiş bir takım olduk.

Türkiye’ye de köpeklerin bir gün daha iyi bakıldığıi ve daha çok sevildiği günlerin geleceğinin ümidi içindeyim. Böylece bu köpekler de görme veya fiziksel özürlü sahiplerine olan sadakat ve arkadaşlıklarını gösterebilsinler. Bu köpekler Türkiye’de bir çok insana yardımcı olabileceği gibi bu insanlar da birçok köpeğe yardım etmiş olacaktır. Ancak korkarım ki bunun gerçekleşmesi uzun bir süre alacak…

hh-bobby1a-3 hh-geleidehonda-3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Saygilarimla,

 

Sevinc ve Crispin.